Av. Özlem Ağca
Batı dünyası İslama karşı kirli bir savaş içinde
Bu makale 12 Mayıs 2016, Perşembe günü, saat 11:57 eklenmiştir.

Dünya, 1946 yılında Berlin ablukasıyla başlayıp 1989'da Sovyetler Birliği'nin yıkılmasıyla son bulan, sürekli gerginlik ve sınırlı çatışma biçimi yaşadı.
Buna da Soğuk Savaş dendi.

İki kutuplu bir dünya düzeni oluştu.

Peki, İslam Alemi bu düzenin neresindeydi?

Batı, Berlin Duvarı yıkılana kadar Müslümanlara daima kapitalizmin güler yüzünü gösterdi.

Sovyet işgali sırasında Afganistan'ın, İran tehdidi karşısında ise Ortadoğu'daki diğer Sünni Arap devletlerinin yanındaymış görüntüsü verdi.

Berlin Duvarı'nın yıkılması ile birlikte 'soğuk savaş' sona erdi ve Batı dünyası kendisine İslam'ı yeni düşman ilan etti.

Güçlü devlet; düşmanını yenen devlet değil, düşmanını 'tayin eden' devlettir anlayışı ile ABD savaş makinesini  'İslam fundamentalizmi komünizmden bile tehlikelidir' söylemini devreye soktular.

Bu doğrultuda düşünecek olursak, İslam dünyasının 1989 sonrası kaybı saymakla bitmez.

Ekonomi ve toprak kaybının yanı sıra sadece Irak'ta 2 milyon insanın öldüğü söyleniyor.

Suriye'de olup bitenleri hep birlikte görüyoruz.

13 milyon Suriyeli yerini yurdunu terk etmek zorunda kaldı.

Bu büyük bir trajedi Ortadoğu için.

Kuzey Afrika ülkelerinde olanların, Suriye'de olup bitenden eksik kalır yanı yok.

Bugünde Berlin Duvarı'nı yorumlayacak olursak, aslında bu duvar, küresel saldırganlığın önünde bir engel olmuş.

Duvarın yıkılması ile dünya sömürgecilik anlayışına geri dönmüştür.

Böl-yönet politikaları ile İslam ülkeleri çaresizliğe, ölüme, yıkıma ve yoksulluğa hapsedilmiştir.

ABD'nin doğrudan işgal ettiği veya müdahalede bulunduğu ülkeler 50 yıl geriye gitmiştir.

Medyanın da etkisiyle Batı dünyasında yaşayanlar, Müslümanlara terörist gözüyle baktıkları için onların acılarına duyarsız kalmayı başarabiliyorlar.

ABD terörizmle mücadele adı altında Ortadoğu'da ve Afrika'da ülkeleri işgal etmekte ve havadan bombalamalar yapmakta.

Son teknolojili, silahlı insansız hava araçları ile bu ülkeleri vurmakta.

ABD ordusu Müslüman olmayan hiçbir ülkede insansız 'silahlı hava aracı' uçurmuyor.

Bu araçların binlerce sivilin ölümüne yol açtığı raporlarla kayıt altında.

Avrupa'ya mülteci akını ile birlikte Avrupalı halklarında İslam nefreti yeni bir boyut almış durumda.

İslam dünyasının bir ittifak halinde olmasını, kendi sorunlarını çözebilecek bir birlik çatısı altında toplanmasını da türlü siyaset oyunları ile engellemekteler.

İslam dünyası bu manada darma duman…

Ayakta kalmayı başarabilen ve bütün İslam coğrafyasına önderlik edebilecek olan tek ülke var,  o da üzerinde yaşadığımız Türkiye'dir.

Türkiye ekonomisiyle, ordusuyla, dinamik gücüyle ve en önemlisi Batı'ya karşı dik duruşu ile zulüm gören bu coğrafya halklarının tek umududur.

Yani ünlü şairimiz Yahya Kemal'in dediği gibi, Türkiye, İslam'ın son ordusudur.

Şimdi bütün dertleri bu son kaleyi yıkmak, bundan emin olabiliriz.

Etiketler:   Etiket Eklenmemiş.

YorumlarHiç Yorum Yapılmamış.     'İLK YORUMU SEN YAP'

Adınız Soyadınız:

E-Postanız:

Yorumunuz:

3 + 10 = ?

 
haber yazılımı: buki