Ülke Tarımına Yozgat'tan Can Suyu

Yozgat Organize Sanayi Bölgesinde faaliyet gösteren Yıldırım Plastik’te üretilen damlama sulama boruları, ülkemizin verimli tarım arazilerine döşenmesiyle hem tasarruf hem de verim artışı sağlıyor.
Yayınlanma tarihi: 08 Kasım 2016, Salı günü, saat: 12:30

Yozgat Organize Sanayi Bölgesi’nde 2010 yılında kurulan ve 10 bin metre kare alan üzerinde faaliyet gösteren Yıldırım Plastik yılda 25 milyon metre damlama sulama borusu üretiyor. Yurt içinde bulunan 623 bayiiyle ülke ekonomisine katkıda bulunan firma ayrıca Orta Doğu ve Orta Asya ülkelerine de ürettiği yüzde 100 Türk malı damlama sulama borusunu ihraç ediyor. 

Sektörde sayılı firmalardan olan Yıldırım Plastik’in tek rakibi İsrail. Yüzde 100 Türk malı üretim yapan firma Türkiye pazarına açılan İsrail firması ile rekabete girerek ülke sermayesinin yurt içinde kalmasını hedefliyor. 8 farklı markayı tescil ettiren Yıldırım Plastik Yozgat’tan Türkiye ekonomisine can suyu veriyor.

İsrail ve Yunan Firmalarına Karşı Türk Malı
1991 yılında Yerköy’de mütevazı bir alanda sektöre adım attıklarını söyleyen Yıldırım Plastik Firmasının sahiplerinden genç kimyager Sinan Yıldırım, “Firmamız bir aile firmasıdır. Babalarımız, amcalarımız büyük gayretlerle firmamızı kurup bu günlerine getirdiler. Bizler de bayrağı alıp daha yükseklere taşımak için çaba gösteriyoruz. Bu hedefler çerçevesinde Yozgat Organize Sanayi Bölgesinin teşvik ve fırsatlarından yararlanarak 2010 yılında firmamızı Organize Sanayi Bölgesinin içerisine taşıdık. Yozgatlıyız ve Yozgat’la, devletimizle birlikte büyümeye kararlıyız. Bugün itibariyle ülkemiz içerisinde 623 bayiimiz bulunuyor. Ayıca dünya pazarına da açıldık. Yüzde 100 Türk malı olarak ürettiğimiz borularımızı dünyaya pazarlayarak ülke ekonomisine katkı sağlıyoruz. Ülkemizde damlama sulama borusu üreten birkaç firmadan birisiyiz. Yurt içi pazarımıza giren İsrail ve Yunan firmalarına karşı mücadele veriyoruz. Ülke sermayemizi ülkemizde tutmak adına kaliteli ürünler üretip çiftçimizin hizmetine sunuyoruz. 2016 yılı itibariyle 10 bin metre kare alan üzerinde üretim yapıp, 25 kişi istihdam ediyoruz. 2017 yılı içinde ikinci fabrikamızı, 2018 yılı içinde üçüncü fabrikamızı kurup toplamda 20 bin metre kare alan üzerinde üretim yaparak 50 kişiyi istihdam etmeyi hedefliyoruz” şeklinde konuştu.

Damlama Sulama Yüzde 100’e Kadar Verim Artışı Sağlıyor
Sinan Yıldırım, damlama sulama sisteminin son yıllarda sıkça kullanılmaya başlandığını ve uygulandığı alanlarda verimin ciddi oranda arttığını belirtti. Damlama sulama sisteminin, su tasarrufu başta olmak üzere toprağın erozyona uğramaması gibi önemli ayrıntıların yanında mazotta ve işçilikte de üreticiye büyük kar sağladığının altını çizen Yıldırım, “Bu sistemde su miktarı otomatik şekilde kontrol edilebildiği, istenilen miktarda su verilebildiği ve her bitkiye hemen hemen eşit dağıtıldığı için çok iyi bir bitki gelişme ortamı sağlanmaktadır. Bu nedenle, diğer sulama yöntemlerine göre çoğu kez yüzde 20 ile yüzde 100 arasında fazla verim ve kaliteli ürün elde edilmektedir" dedi. Damlama sulama sisteminin yararlarını sıralayan Yıldırım, "Damlama sulamada daha az su ile daha çok alan randımanlı olarak sulanır. Eğimli arazilerde erozyona sebebiyet vermeden sulama yapılabilir. Otlarla yapılan ilaçlı ve mekanik mücadele maliyeti azalır. Bilinen sulama yönteminde her yer sulanmadığı için her sulamadan sonra kaymak tabakasını kırmak ve toprağı havalandırmak gerekir. Damlama sulamada toprak işlemesi olayları neredeyse ortadan kalktığı için işçilik ve mazot tasarrufu sağlanır. Diğer sulama sistemlerinde bir sezonda gübreler en fazla 3-4 defada verildiği için her defasında fazla miktarda gübre toprağa karıştırılır veya serpilir. Gübrelerin birçoğu bitkiler tarafından alınamadan sulama suyu ile derinlere doğru yıkanır bir kısmı da aralarda çıkan yabancı otlar tarafından alınır. Damlama sulamada ise her sulamada veya iki sulamada bir gübre verildiği için azar azar gübre verilir. Verilen gübreler tüm tarlaya değil de bitki kök bölgesine verildiği için daha az gübre verilir. Kullanılan fosforik, nitrik ve sülfürük asit gibi gübrelerle toprağın pH'ını düşürerek genelde topraklarımızda bulunan fakat pH sebebiyle alınamayan demir, bakır, çinko gibi mikro elementlerin alınımı sağlanır ki bunlarda bitkilerin gelişmesine doping etkisi yapar. Sık sık azar azar su verdiğimiz için toprakta su-hava ve gübre dengesini kolayca ayarlarız. Topraktaki su durumunu tarla kapasitesinde tutarak fazla su, az su, aşırı gübre gibi streslerden bitkilerimizi koruruz” ifadelerini kullandı.

Etiketler:   Etiket Eklenmemiş.

YorumlarHiç Yorum Yapılmamış.     'İLK YORUMU SEN YAP'

Adınız Soyadınız:

E-Postanız:

Yorumunuz:

4 + 7 = ?

 
haber yazılımı: buki