Şöhret, Aday Adaylığını Resmileştirdi

Yozgat Belediyesi’ndeki görevinden istifa ederek AK Parti’den Yozgat milletvekili aday adaylığını açıklayan Sosyolog Birsen Şöhret, resmi başvurusunu dün AK Parti Yozgat İl Başkanlığı binasında gerçekleştirdi.
Yayınlanma tarihi: 01 Mart 2015, Pazar günü, saat: 01:39

Aday adaylığı dosyasını İl Başkanı Harun Lekesiz’e teslim etmeden önce bir konuşma yapan Birsen Şöhret, "Öncelikle AK Parti Yozgat İl Başkanlığına yeniden seçilen Sayın Harun Lekesiz’i ve AK Parti Yozgat Kadın Kolları Başkanlığına yine yeniden seçilen İhsaniye Altunok Hanımefendiyi tebrik ediyor, hizmetlerinin hayırlara vesile olmasını diliyorum. Cumartesi günü gerçekleştirilecek olan AK Parti Gençlik Kolları Kongresinde, başkanlık için aday olan tüm genç arkadaşlarıma başarılar diliyorum. 

Genel seçimler münasebetiyle şehrine hizmet etmeyi kendisine düstur edinerek milletin vekilliğine talip olmuş, başta AK Partili olmak üzere Yozgatlı tüm aday adayı arkadaşlarıma başarılar diliyorum. Dilerim bu süreç birlik ve beraberliğimize zarar vermeyecek bir saygınlıkta ve kalitede yaşanır. Nihayet amaç Yozgat’a ve Yozgatlıya hizmetkarlıksa, hepimiz bir amaca yönelmiş bulunuyoruz. Kutlu ve mutlu olsun’ şeklinde konuştu.

Konuşmasına kendini tanıtarak devam eden Şöhret, " 1974 yılında Almanya’da doğdum. 10 yaşıma kadar Almanya’da büyüdüm. Daha sonra Yozgat’a döndük. Kültürler arası göçün travmasını, o dönem kesin dönüş yapan diğer ailelerin çocukları gibi ben de yaşadım. Etkileri bugün hala devam ediyor. Beni Türkiyeli kılan, şüphesiz, Mehmet Akif Ersoy oldu. Türkçemi geliştirmek için çokça okumaya başladığım o dönem, İstiklal Marşı’nda, “Yırtarım dağları, enginlere sığmam, taşarım” dizesine denk geldim. Tüm ruhumla bu topraklara ait olduğumu o an hissettim. İlkokulu Cumhuriyet İlkokulu’nda tamamladım. Yozgat Anadolu Lisesi’ndeki eğitimim ise ortaokuldan sonra bitti. Kaderden de öte bir kader vardı. 15’imde nişanlanıp, 17’imde evlenerek Konya’ya taşındım. 20 yaşımdayken bir kızım ve bir oğlum vardı. Liseyi dışarıdan bitirdikten sonra 30’umda, tek tercihle Selçuk Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi’nde Sosyoloji Bölümüne başladım ve bölüm üçüncüsü olarak mezun oldum. Bir aşktı okumak ve hayalimdi. Gerçek oldu çok şükür. Mezun olduğum yıl yüksek lisansa başladım. O sıra Pedagojik Formasyonumu da alıp Felsefe Grubu öğretmeni de oldum. Konya Ticaret Odası’nda bir süre çalıştıktan sonra, yaklaşık üç buçuk yıl önce Yozgat’a döndüm. Aday adaylığı için istifa edene kadar Yozgat Belediyesi’nde sosyolog olarak görev yaptım. Bu esnada bir çok projede görev aldım. Son bir buçuk yıl, benim için oldukça ilginç bir deneyim oldu, Nikah Memurluğu yaptım. Sosyal Yardım Hizmetleri çerçevesinde başlatılan saha araştırmasında, iki sosyolog ve bir zabıta arkadaşımla birlikte yoksul ailelerin evlerine tek tek misafir olduk ve tüm mahalleleri dolaşarak Yozgat’ın yoksulluk haritasını çıkardık. Kent Konseyi Genel Sekreterliğimden dolayı ORAN Kalkınma Ajansı’nda Yürütme Kurulu Üyeliği yaptım. Üçü yayımlanmış onu aşkın makalem var. Halen, tüm Türkiye’de takip edilen haberajanda dergisinde yazarlığa devam ediyorum.

Her şeyden önce siyasetin kültür olarak işlendiği bir aileden geliyorum. Yıllardır siyasetten uzak durmuş olabilirim ancak hiçbir zaman ilgisiz kalmadım. Hem ailemin hem de almış olduğum eğitimin etkisiyle toplumun bütün kesimlerini bağlayan ve bütün alanlarına dair sorunlarına karşı daha fazla kayıtsız kalamadım. Siyasete girmek, özgürlüğünden ödün vermek demektir. Bunu çokları bilir. Dolayısıyla böylesi bir yola düşmek hem bir feragat hem de bir vebal işidir. Allah şahittir, görevimden istifa etmeyi düşündüğüm günün öncesi gece, uyumadım, uyuyamadım. Biz kadınlar nihayet duygusal ve naif varlıklarız. Böylesi bir yükü omuzlayıp omuzlayamayacağımı çok düşündüm. Nefsime ağır gelecekti belki. Belki sevdiklerini incitmekten çokça korkan bu fakir, bu konuda duyarsızlaşacaktı. İnsanın kendinden, tabiatından uzaklaşması insanı felakete sürükler. Bu korkularla yüzleşmek durumunda kaldım. Emin olun, oldukça sancılı bir süreçti. Ancak bugün buradaysam, içimde, daha önce de bahsettiğim, enginlere sığmayıp dağları aşacak olan o yüreğe kulak vermemin sonucudur. Bu, bir hayalin peşine düşmek değil. Sizi temin ederim, toplumsal tüm sorunlara kayıtsız kalamayan bir sosyolog, benden farklı olmazdı. O da, burada olurdu. Sonrasını bilemem önce Allah’ın sonra sizlerin takdiri belirleyecek sonucu" şeklinde konuştu.

Etiketler:   Etiket Eklenmemiş.

YorumlarHiç Yorum Yapılmamış.     'İLK YORUMU SEN YAP'

Adınız Soyadınız:

E-Postanız:

Yorumunuz:

9 + 7 = ?

 
haber yazılımı: buki