Siyaset Devlet ve Millet İçin Yapılmalı

Çiçek "Esas olan siyaseti öğretmenlerimizden, hocalarımızdan, yazılanlardan bildiğimiz, okuduğumuz şu ki; ülkeniz için, milletiniz için çalışmak, gayret etmek, devletimizi daha güçlü, milletimizi daha mutlu yapabilmenin adıdır esas siyaset"
Yayınlanma tarihi: 20 Mayıs 2015, Çarşamba günü, saat: 13:09

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı Cemil Çiçek, AK Parti Yozgat İl Başkanlığı'nca Yozgat Belediyesi Nohutlu Tepe Sosyal Tesisleri'nde düzenlen "Yeni Türkiye ve Sivil Toplum Kuruluşları Buluşması" programında yaptığı konuşmada, memleketi Yozgat'ta başladığı siyasette 50 yılı doldurduğunu söyledi.

Yaptığı konuşmanın bir manada teşekkür konuşması olduğunu ifade eden Çiçek, “Siyasi hayata gireli tam 50 yıl olmuş. 50 yılı geride bıraktım. Siyasetten anlaşılan bir parti bünyesinde, bir partiye bağlı olarak yapılan işleri, o dar kavramda bir siyaset anlayışıdır. Esas olan siyaseti öğretmenlerimizden, hocalarımızdan, yazılanlardan bildiğimiz, okuduğumuz şu ki; ülkeniz için, milletiniz için çalışmak, gayret etmek, devletimizi daha güçlü, milletimizi daha mutlu yapabilmenin adıdır esas siyaset" diye konuştu. 

Çiçek, milletin son 100 yılda kazandığı üç önemli kazanım olduğunu anlatarak, şöyle devam etti: 

"Bunları iyi hatırlamak lazım. 7 Haziran seçimleri var. Aklımız fikrimiz 'o ne dedi, bu ne dedi, şu ne dedi, asgari ücret ne kadar artar, oradan ne gelecek, buradan ne gelecek', şu, bu. Bunları söyleyen söylesin. Siz bunları dinleyin, kendi vicdanınızla, kendi aklınızla tartın. Kediye de bakın, ete de bakın, hesabınız neyse ona göre yapın. Ama evvela siyaseti yaparken devlet ve millet açısından yapmak, biraz parti kimliğimizin üzerine çıkarak bunları yapmak gerekir. Öyle yapmadığımız takdirde bu siyaset kısır siyaset olur."

Çiçek, siyasetin devlet ve milletin menfaatleri için yapılması gerektiğini belirterek, ''(Oğlumu sağlığa yerleştir, kızımı liseye koy, ötekini özel idareye aldırın)... Bunun adı siyaset değildir. Artık siyaseti bunlardan kurtarmamız gerekiyor. Siyasi değerleri de özel iş olarak anlamamak gerekiyor. Bunu yaparsa iyi, bunu yapmazsa kötü, değil. Devlet için, millet için ne yapıyor ona bakmak lazım. Böyle bir siyaset ibadet olur. 50 yıllık süre zarfında da bunu yapmaya çalıştım" diye konuştu. 

Ülkelerin gelişmesinde üniversiteler büyük görev düştüğü anlatan Çiçek, üniversitelerin proje üreten eğitim yuvaları olduğuna dikkati çekti. 

Çiçek, şöyle devam etti, "Onlar bilime yönelecek, bu ülkenin gençlerini iyi yetiştirecek. Kendi değerleri açısından bilim açısından, çağın beklentileri açısından. Bunu yapamadıkları takdirde en büyük sorumluluk onlardadır. Üniversitelerimiz artık rektör seçimi için, dekan seçimi için kulis yapmaktan ilim yapmaya vakit bulamaz hale geliyorlar. Bu çabadan, bu gayretten, bu işlerden de bir an evvel kurtulmaları gerekiyor. Proje üreten hangi ilde görev yapıyorlarsa o ülkenin, o ilin motoru olma konumuna gelmeleri gerekir. Eğer 'Yozgat geri kaldı, geri kalıyor' diye konuşuyorlarsa bunun 2006 yılından sonraki sorumlusu üniversiteler olur. Biz her türlü desteği verdik, vermeye de çalışıyoruz." 

Hukuki istikrarın en temel ayaklarından birinin, yeni bir anayasa ihtiyacı olduğuna değinen Çiçek, şöyle devam etti: 

"Memnuniyet verici taraf herkesin 'yeni bir anayasa yapacağız' demesidir. Yeni bir anayasa yapalım diye hayatımın en önemli zamanını bu işe ayırdım. Bu anayasa ile Türkiye yoluna devam edemiyor, edemez. Bugünkü hal çok kötü haldir. Bugünkü anayasal sistem, kastettiğim odur. Bu sistem kavga çıkarmaya meyillidir. Devletin organları arasında seninle benim arasında değil. Bugünkü anayasal sistem kesinlikle kavga çıkarır. Geçmişte kavga çıkardı. Bir anayasa fırladı Türkiye 10 senede belini doğrultamadı. Hükümetle cumhurbaşkanı arasındaki kavgada. Dolayısıyla söylediklerimi bire bir yaşamış bir insan olarak söylüyorum. Bu sistemde Türkiye yoluna devam edemez. Hükümet kavgaları kurumlar arası kavga, erkler arası kavga Türkiye’ye çok şey kaybettiriyor. Bunun mutlak suretle değişmesi lazım." 

Yeni bir anayasa tartışmalarının yapıldığını, bunun ise güzel bir gelişme olduğunu dile getiren Çiçek, şunları kaydetti: 

"Bu hayra alamet. Ama bunu sonlandırmak lazım. Burada temel bir ayrılık var. Ne diyor bir partimiz, başkanlık sistemi. 'Koalisyonlar olmasın' diyor vesaire. Bu gerekçeler ile başkanlık sistemi diyor. Bazı partilerimiz de başkanlık sistemi diyor. Ama benim üzüldüğüm nokta biz sistem tartışması yapıyoruz derken şahısları tartışıyoruz. Konuyu değil, konuşulanı tartışıyoruz. Başkanlık sistemini Özal gündeme getirdi. Özal tartışıldı. İçeriğini tartışmadık o zaman, tartışmış olsaydık toplum olarak bilgi sahibi olmuş olurduk. Sonra Sayın Demirel gündeme getirdi. O zaman da Demirel’i tartıştık. Yine konunun içeriği boşlukta kaldı. Şimdi yine başkanlık sitemi. Bir sonuca varacaksak önce içeriğini tartışmamız lazım." 

Ülkenin 50’li yıllardan sonra çok partili sistemle yönetildiğini ifade eden Çiçek, şöyle konuştu, "Demokrasimizin zaman zaman sıkıntıları oldu, aksaklıkları oldu. Eksikleri oldu. Bugün de var. Ama şunu unutmamak lazım, demokrasinin üç ayağı var. Bu üç ayağından ikisi Türkiye’de noksan. Bu iki ayağı el birliğiyle inşa etmemiz gerekiyor. Birisi hukuk ayağı. İyi kötü kanun, nizam var. Eksikse düzeltiyoruz. Ama iki ayağın birisi ahlak ayağı diğeri kültür ayağı. Ahlak ve kültür yönünden demokrasiye takviye etmezseniz kanun çıkartıp bu toplumdaki aksaklıkları, sıkıntıları sizi, bizi rahatsız edecek başkaca şeyleri ortadan kaldıramazsınız. 5 savcı, 10 hakim, 100 polis ile bu toplumda ahlak ikame edemezsiniz. Burada hepimize düşen görev var. Evvela kestirme yol aramayacağız bir iş için." 

Çiçek, 2014 yılında Meclis'e gelen ziyaretçi sayısının 540 bini geçtiğini bildirerek, "Şu torpil dediğimiz illet emin olun bir toplumu, bir devleti çürüten kanserden daha kötü bir mikroptur. Hak kalmıyor, hukuk kalmıyor, insaf kalmıyor, ondan sonra 'memlekette o niye olmuyor, şu niye olmuyor' diyoruz. Ehliyeti de ortadan kaldırıyor. Liyakati ortadan kaldırıyor. Devleti çürütüyor. Devlete güveni çürütüyor. Ondan sonra 'o şöyle olursa, bu böyle olursa' diye insanlar ciddi bir iç rahatsızlık yaşıyorlar” diye konuştu. 

Çiçek, 7 Haziran’da yapılacak seçimlerin ülkeye hayırlı uğurlu olmasını dileyerek “Allah devletimize milletimize zeval vermesin” dedi. 

TBMMhaber

 

Etiketler: cemil çiçek   yozgat  

YorumlarHiç Yorum Yapılmamış.     'İLK YORUMU SEN YAP'

Adınız Soyadınız:

E-Postanız:

Yorumunuz:

7 + 7 = ?

 
haber yazılımı: buki