Serdengeçti

İsmi ile müsemma müstesna dava adamlarından önemli bir şahsiyettir Osman Yüksel Serdengeçti. Dergisi olan Serdengeçti ismini kendi ismine ilave etmiş ve bu ismi hakkı ile taşımıştır.
Yayınlanma tarihi: 31 Mart 2015, Salı günü, saat: 21:28

İsmi ile müsemma müstesna dava adamlarından önemli bir şahsiyettir Osman Yüksel Serdengeçti. Dergisi olan Serdengeçti ismini kendi ismine ilave etmiş ve bu ismi hakkı ile taşımıştır. O’nu bir siyasetçi olmaktan ziyade bir mefkûre ve dava adamı olarak tarif etmek daha isabetli olur kanaatindeyim. 
“Ben bir dava uğruna adamışım kendimi,
Bir doğrunun imanı bin eğriyi düzeltir.
Zulüm, Azrail olsa hep Hakk’ı tutacağım,

Mukaddes davalarda ölüm bile güzeldir.” diyen Karakoç’un yol arkadaşı, Necip Fazıl’ın can yoldaşı ve hapishane arkadaşı olan Serdengeçti bir dönem Antalya milletvekilliği de yapmıştır. Siyasi tarihimizde “Kravatsız milletvekili” olarak şöhret bulmuştur. Bu vesile ile benzeri bir hareketi icra eden Engin Cansızoğlu Bey’i de saygıyla anıyorum.

Dört yıl mebus, on yıl mahpus olarak özetlenecek çileli hayatında gözünü budaktan esirgememiştir. Ülkücü camianın olduğu kadar Akıncı gençliğin de idolü olan Serdengeçti bir dönemlik milletvekilliğinden sonra aktif siyaseti meraklılarına bırakarak davasını fikri planda yürütmenin mücadelesini sürdürmüştür. Bu arada küçük çaplı da olsa bazı eserler kaleme almıştır:
- Mabedsiz Şehir
- Bu Millet Neden Ağlar?
- Bir Nesli Nasıl Mahvettiler?
- Ayasofya Davası
- Mevlana ve Mehmet Akif
- Türklüğün Perişan Hali
- Gülünç Hakikatler
- Kara Kitap
- Müslüman Çocuğunun Şiir Kitabı
- Radyo Konuşmaları
- Akdeniz Hilalindir

Dava adamlığı kadar nükteleriyle de meşhur olan Serdengeçti, TBMM’ne ilk geldiğinde döner kapıdan girerken “Döneklik buradan başlıyor demek ki.” diyerek ilk esprisini patlatmıştır. Yine bir gün Adalet Partisi grup toplantısında Türkiye’nin gübre meselesi konuşulurken söz istemiş, herkes hayretle O’na bakmıştır. Çünkü zaten grupta az söz alan Serdengeçti’nin gübre konusunda ne söyleyeceği merak konusudur. Demirel’e hitap ederek: “Efendim, şu ön sırada oturan şiş göbekli zevatı iyice besleyin, yedirin, içirin sonra araziye bırakın. Emin olun ki bütün Türkiye’nin gübre meselesi hallolacaktır.” demiştir.

Son zamanlarında Parkinson illetinden muzdariptir ve bu hastalık sebebiyle hayata veda etmiştir. Hasta yatağında iken “Araba markası gibi hastalığım var” diyerek hayatla dalga geçmesini bilebilen, dünyada hiç kimseye minneti olmayan gani gönüllü bir şahsiyettir. Yine hasta yatağında iken ‘Başbuğ bize “Ey Türk, titre ve kendine dön” dedi, biz hala titriyoruz, kendimize gelemedik.’ dediği rivayet edilir. Son olarak vefat ederken sevenleri tarafından şaka gibi algılanacak şekilde 10 Kasım’da vefat etmiştir. Allah rahmet eylesin. Makamı cennet olsun.

Siyasetle bir dava adamı olarak ilgilenmeyi düşünen gençlerimize Serdengeçti’nin hayatını ve eserlerini okumalarını, O’nu örnek almalarını hararetle tavsiye ediyorum.

Zühtü Acun

Etiketler: zühtü acun   serdengeçti  

YorumlarHiç Yorum Yapılmamış.     'İLK YORUMU SEN YAP'

Adınız Soyadınız:

E-Postanız:

Yorumunuz:

10 + 1 = ?

 
haber yazılımı: buki