Şeker İş'den 'Kiralık İşçi' Tepkisi

Sorgun Şeker İş Şubesi, İş kanunu ile Türkiye İş Kurumu’nda değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı ile yapılmak istenilen düzenlemelerin bir çok işçi için tehdit niteliği taşıdığını iddia etti.
Yayınlanma tarihi: 11 Mart 2016, Cuma günü, saat: 08:57

Şeker İş Sorgun Şubesi Başkanı Turgut Gözübüyük, Başbakanlık tarafından TBMM’ye sevk edilen ve kamuoyunda kiralık işçilik diye tanımlanan, İş kanunu ile Türkiye İş Kurumu’nda değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı ile yapılmak istenilen düzenlemelerin bir çok işçi için tehdit niteliği taşıdığını iddia etti.

Başkan Gözübüyük, Şeker İş Sorgun Şubesi Yönetim Kurulu üyeleri ile birlikte, kanun tasarısına tepki göstermek amacıyla başlattıkları imza kampanyasında yaptığı basın açıklamasında, çıkacak yasa ile Özel İstihdam Büroları’nın (ÖİB) işçi istihdam edip, işçileri bir başka işverenlere kiralayabileceği, bunun da önemli sıkıntılar yaratacağı iddiasında bulundu.

Bu büroların hiç bir iş ve işyeri, sektör kısıtlaması olmaksızın işçi kiralayabilecek olmalarının çok yanlış olacağının altını çizen Gözübüyük “Özel İstihdam Büroları işçi kiralama hakkı elde ederlerse, halen uygulanmakta olan 4857, 854 ve 5953 sayılı Yasaları çöpe atmamız gerekir. Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunlarını da bir daha elimize alma ihtiyacımız kalmaz” dedi.

Geçmişte ve halen Tuzla’da çok sık görülen iş kazaları ve iş kazaları sonrası ölümlerde, hem Sosyal Güvenlik Kurumu işçilere ödediği geçici veya sürekli iş göremezlik ödeneklerini hem asıl işverenden, hem de taşerondan rücu davası ile isteme hakkına sahip olduğuna dikkat çeken Gözübüyük şunları kaydetti: “Özel istihdam büroları (ÖİB) ile sözleşme yapılması durumunda, SGK sadece ÖİB’den rücu parası isteyebilecektir.

Öte yandan, işçi de kaza sonrasında gerek maddi ve gerekse manevi tazminat konusunda hem ası! işvereni hem de taşerondan dilediğine dava açabilmekteyken bu yasadan sonra sadece ÖİB’ye dava açabilecektir.”

Gözübüyük, yine yasada belirtilen Bölgesel Asgari Ücret Kanunu’nun çıkması durumunda ÖİB açan birisinin, işe 2 bin işçi alıp asgari ücret ödeyeceğini, Bölgesel Asgari Ücret Kanunu’nun da yürürlüğe girmesiyle bu asgari ücretin şimdikinden daha az olacağını vurgulayarak “Şimdi ÖİB’lere işçi kiraya verme düzenlemesi il getirilen uygulama TBMM’den geçerse, işçi ile belirli süreli iş akdi yapan Öze İstihdam Bürosu, asıl işveren ile sadece işçi kiralama sözleşmesi yapmaktadır. Yani işveren bir mal-meta gibi işçinin emeğini ÖİB’dan kiralamaktadır. İşçiye karşı asıl işverenin en ufak bir sorumluluğu yoktur.

Örneğin, şu an bin 500 işçisi olan bir otomobil fabrikası tüm işçilerine ‘hepinizi işten çıkardım ama şimdi gidip ÖİB’lerle anlaşır gelirseniz hepinizi kiralık işçi olarak tekrar alacağım’ derse yasal olarak bunu engelleme imkânı yok. Yani işverenler şimdi tüm işçilerini ÖİB’lerden kiralayıp, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, fazla mesai ücreti, yıllık izin ve parası vermek zorunluluğundan kurtulacaklar. İşverenler kârlarını katlayacaklar, işçiler de daha önce aldıkları ücretlerden daha az kazanıp daha çok çalışacaklar” diye konuştu. (sorgun postası)

YorumlarHiç Yorum Yapılmamış.     'İLK YORUMU SEN YAP'

Adınız Soyadınız:

E-Postanız:

Yorumunuz:

8 + 5 = ?

 
haber yazılımı: buki