Koku alamama depresyon habercisi!

Koku algılaması yaşam kalitesinde önemli role sahip olmasına rağmen koku fonksiyon bozukluğu genellikle önemsenmiyor. Koku alma sorunları denilince akla ilk olarak da burunla ilgili problemler ve üst solunum yolu enfeksiyonları geliyor ancak koku alma bozukluğu bazen hiç düşünülmeyen hastalıkların habercisi de olabiliyor. Depresyon da bunlardan biri.
Yayınlanma tarihi: 27 Ağustos 2016, Cumartesi günü, saat: 11:28

Koku alma duyusu, bozuk yiyecekler ve doğalgaz kaçağı gibi bazı tehlikeli durumlardan haberdar olmayı sağlamasının yanı sıra taze bir ekmeğin veya güzel bir parfümün kokusunu sunarak da insanı mutlu ediyor. 

Anosmi, yani koku alma duyusunun tamamen yok olması, yaşam kalitesini çok ciddi şekilde etkiliyor. Genellikle gözden kaçan koku fonksiyon bozukluğu ise, en çok burunla ilgili sorunlar ve üst solunum yolu enfeksiyonlarından kaynaklanıyor. Ancak KBB Uzmanı Doç. Dr. Bayram Veyseller’e göre, koku alma bozukluğu bazı hastalıklarda ilk bulgu olabiliyor. Dolayısıyla koku fonksiyon kaybının erken tanınması, ciddi hastalıklarda erken tanı şansı sağlıyor.

KOKU KAYBI NEDEN KAYNAKLANIR? 
Koku algısı kaybı, şüphe duyulan hastalıklarda tanıyı destekleyen ve bazı hastalıkları açıklamada kılavuzluk eden önemli bir belirtiyi oluşturuyor. 

“Koku alma bozukluğuna yol açan nedenler arasında en sık olarak burun ve sinüs hastalıkları geliyor. Alerjik nezle, burun polipleri, sinüzit, ileri derecede burun kemiği ve kıkırdağı eğrilikleri, burun travmaları ile burun eti büyümeleri sık rastlanılan burun kaynaklı koku alma bozukluğu nedenlerini oluşturuyor” diyen Doç. Veyseller, üst solunum yolu viral enfeksiyonları ile kafa travmalarının da en sık görülen koku alma bozukluğu etkenleri arasında yer aldığını belirtiyor.

Yanı sıra daha ender olarak hipotirodi ve diyabet gibi endokrin hastalıkları, toksik kimyasallara maruz kalmak, karaciğer yetmezliği ve tümörler de koku alma yetisinde sorun oluşturuyor. 

BU ÜÇ HASTALIĞIN HABERCİSİ OLABİLİYOR
Koku alma bozukluğu bazen de nörolojik ve psikolojik hastalıkların öncül belirtisi olabiliyor. Örneğin beynin Parkinson ile Alzhemier hastalıklarından etkilenen en önemli bölümlerinden biri, koku alma duyusundan sorumlu olan bölge. 

Doç. Veyseller, “Hatta, özellikle Parkinson hastalığında hareket bozuklukları gibi nörolojik belirtiler başlamadan önce koku almama yakınması başlayabiliyor ve erken teşhis için koku testi öneriliyor” diyor. 

Koku duyusunun hafızayla da yakın ilişkisi var. Alzheimer hastalığında ilk bulgulardan birini koku alma duyusunda azalma oluşturuyor. Bu nedenle unutkanlık şikayeti olan hastalara da koku testi yapılması öneriliyor.

KOKU TESTİ NASIL YAPILIYOR? 
Test, günlük hayatta sık karşılaşılan kokuların hastaya koklatılarak kokuların tanınma ve ayırt edilme oranlarının saptandığı bir test. Amaç; koku ayırt etme ve koku algılama seviyesi saptanarak koku algılanmasında kayıp olup olmadığını belirlemek, kayıp varsa nedenini bulmak.

8 FARKLI KOKU KULLANILIYOR
KBB Uzmanı Doç. Veyseller, testin yaklaşık 15 dakika sürdüğünü vurgulayarak şu bilgileri veriyor: “Test materyalleri sabun ve bebe pudrası gibi toplum tarafından tanınan maddelerden oluşuyor. Şişeler içerisinde yer alan 8 farklı koku kullanılarak hastanın kokuları ayırt etmesi isteniyor. İkinci testte ise hastanın şişelerde yer alan kokusuz ve kokulu şişeleri ayırt etmesi söyleniyor ve bu test ile koku algılama eşiği hesaplanıyor. Bu iki testin sonucunda koku fonksiyon bozukluğu seviyesi tespit ediliyor, olası nedenleri araştırılıyor. Gerek görülürse tomografi veya MR çekilerek koku fonksiyon bozukluğuna yol açabilecek burun, sinüsler ve beyinle ilgili hastalıkların incelenmesi yapılıyor. Ardından altta yatan etkene yönelik tedaviler uygulanıyor.”

Etiketler:   Etiket Eklenmemiş.

YorumlarHiç Yorum Yapılmamış.     'İLK YORUMU SEN YAP'

Adınız Soyadınız:

E-Postanız:

Yorumunuz:

1 + 7 = ?

 
haber yazılımı: buki