'Kimileri hapis yatıyor, kimileri sefasını sürüyor'

HTSPOR Yazarı Atilla Türker: Elin oğlu adı Popescu olsa bile usulsüzlük yapana hiç acımıyor, Türkiye'de ise yapanın yanına kar kalıyor
Yayınlanma tarihi: 05 Mart 2015, Perşembe günü, saat: 07:59

Elin oğlu adı Popescu olsa bile usulsüzlük yapana hiç acımıyor, Türkiye'de ise yapanın yanına kar kalıyor.

Popescu'nun yaşadığı olayı biliyor musunuz?

Menajerlik yaptığı dönemde bazı usulsüz transferlere adı karışan Gheorghe Popescu, 3 yıl 1 ay hapis cezasına çarptırıldığı için demir parmaklıklar ardına düştü.

Popescu'nun kim olduğunu söylemeye gerek yok... Müthiş bir isim... Romanya'nın yetiştirdiği çok büyük bir futbolcu... Barcelona ve Galatasaray'da da top koşturan efsane bir sporcu... Galatasaray ile Arsenal arasında oynanan UEFA Kupası finalinde son penaltıyı gole çevirerek ülkemizi sevince boğan büyük bir değer.

105 kez milli takım formasını giyen Popescu, geçen yıl tutuklanmasaydı eğer, çok büyük bir olasılıkla, Romanya Futbol Federasyonu Başkanı olacaktı.

Ama tutuklandı ve hayatı karardı.

Peki ne yaptı Popescu? İddia şu: 1999 ila 2005 yılları arasında gerçekleşen 12 transferde usulsüzlük yaptı ve vergi kaçırdı.

Şimdi... Konunun bizi ilgilendiren en önemli parçası şu: Popescu, bu 12 transferden birini Galatasaray ile yaptı. Galatasaray'a futbolcu getirdi. Ne zaman mı? 2003 yılında... Kimi mi getirdi? Florin Bratu'yu... O dönem Rapid Bükreş'te forma giyen Florin Bratu'yu...

Peki bu operasyonun perde arkasında ne var? Hiç sormayın!

Direkt yazayım... Mahkeme kayıtlarında yer alan iddiaya göre... 630 bin Dolar'lık Bratu, Galatasaray'a 2 milyon 750 bin Dolar'a itelendi.

Kazığın, en hafif tanımla kazığın, büyüğünü görüyor musunuz?

İyi de... Galatasaray 2 milyon 750 bin Dolar verdiğine, Rapid Bükreş'in kasasına 630 bin Dolar girdiğine göre... Aradaki 2 milyon 120 bin Dolar nerede?..

Evet, nerede?.. Müfettişler işte o süreç içerisinde bu operasyonun peşine düşüyor.

Sualler ve sorgulamalar sonucu...

"1 milyon Doları'nı ben aldım" diyor Popescu... Açık açık söylüyor. Paranın güzelliğini görüyor musunuz? Tam 1 milyon Dolar.

Şimdi... Galatasaray'ın verdiği 2 milyon 750 bin Dolar üzerinden 630 bin Dolar Rapid Bükreş'e... 1 milyon dolar da Popescu'ya gittiğine göre... Geri kalan 1 milyon 120 bin dolar nerede...

O para da... Yancılara gitmiş efendim... Şimdi bana "Yancı nedir?" diye soracak olursanız eğer... Her daim ön planda bulunan kişilerin çevresinde hazır kıta bekleyen insanlar olarak tanımlayabilirim yancıları... Belli işler karşılığında belli paralar alırlar.

Nihayetinde... Tüm itiraflar ve soruşturmalar doğrultusunda... Bu 12 transferden Popescu'nun 10 milyon Euro haksız kazanç sağladığı belirlenir. Adli yargılama sonucu kendisine 3 yıl 1 ay hapis cezası verilir. Temyiz süresi işler. Popescu "Yanlış bir iş yapmadım" der. Cezası onanır. Demir parmaklıkların ardına gider.

Sadece Popescu ile de kalmaz... Yine vergi kaçırdıkları ve kulüpleri zarara uğrattıkları gerekçesi ile 7 kişi daha ceza alır. Bu 7 kişinin arasında Victor Becali, Giovani Becali ve George Copos gibi tanınmış isimler de vardır. Her birine 5 ile 8 yıl arasında değişen hapis cezaları verilir.

Ayrıca... Galatasaray'dan aldığı 650 bin dolarlık bonservis ücretini, maliyeye 100 bin Dolar olarak beyan eden Rapid Bükreş Kulübü de 400 bin Euro vergi cezasına çarptırılır. Rapid Bükreş'in Başkanı olan ve aynı zamanda Başbakan Yardımcısı olan George Copos, kendilerine verilen cezanın çok ağır olduğunu söyler. Sadece söyler. Kimse dikkate almaz.

Romanya'da yaşanan bu olay, Romanya'da kaldı. Peki Türkiye'de ne oldu? Bu para Galatasaray'ın kasasından çıkmadı mı? Çıktı. 630 bin Dolar'lık bir futbolcuya 2 milyon 750 bin Dolar veren kulüp, Galatasaray değil mi? Galatasaray...

Hani demem o ki... Ben vatandaş olarak inanılmaz rahatsızlık duydum Galatasaray'ın düştüğü bu durumdan... Paraların buhar olmasından.

Acaba diyorum, Galatasaray camiasından rahatsızlık duyan hiç oldu mu? Hesap soran oldu mu? Varsa bilelim.

Araştırdım. Kimsenin umurunda değil.

Duygun Yarsuvat boşuna dememiş herhalde, "Galatasaray'ın malı deniz, yemeyen domuz" diye... İyi de, Galatasaray'daki deniz değil, okyanus galiba... Ye, ye bitmiyor.

Ama Duygun Bey merak etmesin... Ülkemizdeki kulüplerin tamamına yakınında keriz olmayan insanlar var.

Tuhaf da bir ülkeyiz. Eloğlu, transferde usulsüzlük yaptığı için cezaevine giriyor. Bizde aynısı uygulansa... Lisanslısı ve korsanıyla birlikte, 2500 ila 3000 arasında olduğu tahmin edilen menajerlerden kaçı cezaevine girer acaba? Ya da daha kolayı... Kaçı dışarıda kalır acaba?

Kaç yöneticinin yöneticiliği devam eder!

Spor camiamızda yaşanan çeşitli soygunları önümüzdeki süreçte de tek tek kaleme alma arzusu ile şu vurguyu bir kez daha yapmak istiyorum:

Piyasadaki bazı taklacı menajerler, bazı cambaz yöneticilerle el ele vererek kulüplerin içini boşaltıyorlar... Ve bu müthiş soygun, hiç hız kaybetmeden, tüm ahlaksızlığı ile devam ediyor. Kontrol mekanizması işlemediği takdirde, bu soygun, yarınlarda çok daha büyük boyutlara ulaşır.

Yerimiz yine bitti dostlar...

 

Etiketler: 'Kimileri   hapis   yatıyor     kimileri   sefasını   sürüyor'  

YorumlarHiç Yorum Yapılmamış.     'İLK YORUMU SEN YAP'

Adınız Soyadınız:

E-Postanız:

Yorumunuz:

10 + 2 = ?

 
haber yazılımı: buki