GATA'yı Böyle Fethettiler!..

118 yıllık yıllık GATA 8 günde Sağlık Bakanlığı'na bağlandı. 8 gün tartıştık, geçti - gitti, unuttuk.
Yayınlanma tarihi: 10 Ekim 2016, Pazartesi günü, saat: 15:49

118 yıllık yıllık GATA 8 günde Sağlık Bakanlığı'na bağlandı. 8 gün tartıştık, geçti-gitti, unuttuk. 

Oysa unutmamamız gerekiyor. Çünkü şehitler, gaziler geliyor. Maalesef daha da gelecek gibi.   

GATA'yı TSK'dan alıp, Sağlık Bakanlığı'na bağladılar. Çünkü “FETÖ'cü yuvası”  olmuştu. Oysa GATA'nın 1.500 öğrencisi vardı, değil darbe teşebbüsü hiç biri en ufak bir olaya katılmamıştı. Ankara GATA'da 150 kişi tasfiye edildi, yani temizlendi. 

Temizlendiğine göre, niye illa da Sağlık Bakanlığı'na devredildi? 
Harp Akademileri de “FETÖ'cü yuvası” değil miydi? Niye YÖK'e, Milli Eğitim'e değil de Milli Savunma'ya bağlandı. Hem de başına Cemaatin eski bir yazarı getirilerek!..

GATA'ya niye aynı formül uygulanmadı?.. Kimin ne hesabı var?.. Devir öncesi ve sonrasında neler yaşandı?.. Anlatacağımız o kadar çok şey var ki!.. Çokça söylendi, ama bir kez de biz dünya uygulamalarını hatırlatarak başlayalım:  

NATO ülkelerinin tamamında askeri tababet ve askeri tıp eğitimi var. NATO üyesi olmamakla birlikte Rusya, Çin, Pakistan, Hindistan, Endonezya, Kore gibi, ordusu belirli bir düzey ve geleneğe sahip ülkelerde de bu uygulamalar geçerli. 

Buna bakınca, “Anlaşılan en azından GATA operasyonu ABD-NATO işi, onların talebi değil demek ki”  diye düşünebiliriz. 

GATA'nın Yeni Rektörü TSK'dan Niye ve Nasıl Ayrıldı?     
GATA'yla ilgili bir başka teknik detay: Son 2 yılda bilimsel yayın sıralamasında, İstanbul Tıp ve Hacettepe'nin ardından 3'üncü sıraya, Türkiye Aıtf Dizin İndeksinde 1'inci sıraya yükselmişti.  

Nereye bağlandı? Kuruluşu YÖK tarafından onaylanmamış 1 yıllık Sağlık Bilimleri Üniversitesi'ne.

Akademik çevrelerde sorulan soru şu: “Sırf o gecekondu üniversiteyi sürüklemesi için mi GATA oraya bağlandı?”

Bunun kadar konuşulan bir diğer konu Rektör Prof. Cevdet Erdöl'ün geçmişi. AKP milletvekili, aynı zamanda Erdoğan'ın sağlık danışmanıydı. Sonra da Sağlık Bilimleri Üniversitesi'ne rektör oldu. Ama öncesi var; Siyasete atılmadan önce askeri doktordu. İhtisasını da GATA da yaptı. İddia o ki, 28 Şubat sürecinde Binbaşıyken “irticadan”  TSK'dan atılmak üzereydi, ama yabancı bir kadınla evlenerek -o zaman yasaktı- bu gerekçeyle TSK'dan atılmasını sağladı. 

Bu iddiadan hareketle hemen, “Demek, onun da GATA ve TSK'ya hıncı varmış”  denebilir. Ancak gerek Sağlık Bakanlığı, gerekse Cevdet Erdöl'ün GATA'ya ilişkin bu kararları çok da hararetle savunmadığı, lâkin Erdoğan'a söz geçiremedikleri anlatılıyor.

7 Ay Önce Sağlık Bakanlığı GATA'dan Ne İstedi?
Askeri hastanelerin Sağlık Bakanlığı'na devrinin en önce terörle mücadeleyi etkileyeceği konuşuldu. İktidar mensupları da, “Hayır sistemde hiçbir aksaklık olmaz, çalışmalar aynen devam eder”  dedi ya, çok değil geçen Mart'ta yaşanan bir olayı aktaralım. 

Malum bölgede bölücü terör örgütüne yönelik operasyonların yoğun olduğu bir dönemdi. Sağlık Bakanı'nın emriyle GATA'ya telefon açıldı. Özetle şu söylendi: “Diyarbakır ve Şırnak'taki asker ve polisler devlet hastanelerine gelmedi, sadece askeri hastanelere gitti. Güvenlerini kazanamadığımız, GATA'nın sevk ve idaresinin daha başarılı olduğu anlaşılıyor. O nedenle Nusaybin ve  Yüksekova'da yapılacak operasyonlarda da hastanelerin sevk ve idaresini GATA yapabilir mi?” Yapıldı.  

15 Temmuz 2015'ten sonra Diyarbakır, Şırnak, Hakkari, Tatvan, Van, Elazığ, Erzincan, Adana ve 7. Kolordu Komutanlığı emrine 21 günlük periyodlarla çeşitli branşlarda 275 öğretim üyesi ve uzman tabip ile 42 yardımcı sağlık personeli gönderilmişken; Sağlık Bakanlığı'nın talebi üzerine 12 Mart-10 Haziran 2016 arasında beyin, göğüs, kalp-damar ve genel cerrahi, ayrıca anestezi, acil tıp uzmanlığı ile ameliyathane teknikerliği branşlarında; Nusaybin Devlet Hastanesi'ne 52'si öğretim üyesi ve uzman tabip, 13'ü yardımcı sağlık personeli olmak üzere 65, Yüksekova Devlet Hastanesi'ne de 64'ü öğretim üyesi ve uzman tabip, 21'i yardımcı sağlık personeli olmak üzere 85 personel 15 günlük periyodlarla görevlendirildi. Buralardaki tüm ameliyatlar GATA koordinasyonuyla gerçekleştirildi.   

Tablo 7 ay önce böyleyken, şimdi askeri hastanelerin devrinin, terörle mücadeleyi etkilemeyeceği, hiç bir aksama yaşanmayacağı açıklamalarına inanalım mı? 

Devam edelim; “Askeri hastaneler aynen kalacak. Gazilere hizmet vermeye devam edecek”  dediler. O halde soralım: 

Tatvan ve Sarıkamış gibi iki kritik merkezdeki hastanelerin kapatıldığı, Diyarbakır Askeri Hastanesi'nde 150'si öğretim üyesi ve doktor olmak üzere 240 personelin emekliliğini istemeye hazırlandığı doğru mu?

Bazı illerde mülki amirlerin, askeri hastanelerin bağlandığı devlet hastanelerine, “gazilere hizmet aynen sürecek”  talimatı vermesinden Ankara'da kimler, neden rahatsız oldu?  

Ankara GATA'nın Adı Ne Olacaktı? 
GATA'nın “fethiyle”  ilgili bir başka bilinmez daha...

Malûm devirden sonra İstanbul Haydarpaşa'daki GATA'nın ismi “Sultan Abdülhamid” olarak değiştirildi.   

Meğer Ankara GATA'ya da 15 Temmuz'da Özel Kuvvetler'de şehit düşen Astsubay Ömer Halisdemir'in adı verilmek istenmiş. 

Ancak Genelkurmay'ın itirazı ve Erdoğan'ın güçlükle ikna edilmesi sonucu isim değişikliğinden vazgeçilmiş. 

Devir-Teslim'deki Algı Operasyonu 
Ankara GATA'daki devir teslim törenine geçelim. Buradaki “türbanlı” görüntü çokça tartışıldı. Devir -teslimden, Ankara 1. Bölge Kamu Hastaneleri Birliği Genel Sekreterliği'nin sosyal medya hesabından paylaştığı fotoğraflarla haberdar edildik.

Fotoğraflara ve aktarılan notlara göre, törene Ankara 1. Bölge Kamu Hastaneleri Birliği Genel Sekreteri Prof. Dr. Fatma Meriç Yılmaz, Sağlık Bilimleri Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Cevdet Erdöl, GATA Komutanı Tümamiral Prof. Dr. Hayati Bilgiç ve GATA Başhekimi Tuğgeneral Prof. Dr. Ufuk Demirkılıç katılmıştı. 

Oysa bunlar bir güne ait fotoğraflar değildi, iki ayrı zamandaki olay aynı günde yaşanmış gibi bir algı yaratılmıştı. 

Şöyle ki; 
Askeri hastanelerin Sağlık Bakanlığı'na devrini öngören Kanun Hükmünde Kararname'nin çıkmasının ardından teknik detayları görüşmek üzere 19 Ağustos'ta GATA'da, Ankara 1. Bölge Kamu Hastaneleri Birliği Genel Sekreteri Prof. Dr. Fatma Meriç Yılmaz, Rektör Cevdet Erdöl ve Komutan Tümamiral Prof. Dr. Hayati Bilgiç'in katıldığı bir toplantı yapıldı.  

Devir-teslim töreni ise 26 Ağustos'ta Prof. Dr. Fatma Meriç Yılmaz ile GATA Başhekimi Tuğgeneral Prof. Dr. Ufuk Demirkılıç arasında gerçekleştirildi. Yani devir teslim ve imza töreninde ne Rektör Cevdet Erdöl, ne de GATA Komutanı Bilgiç vardı.  

İşte bu “karma fotoğraf”  hilesiyle, sanki herkes oradaymış gibi gösterildi. Acaba neden?

AKP'nin GATA “Bayramı” Belgesi? 
O algı operasyonunun sebebine gösteren önemli bir belgeye de ulaştık. Sağlık Bakanlığı'ndan gönderilen, “Askeri Hastaneler Devir Törenleri ve Sonrası Planı”  başlıklı yazı -imla ve ifade yanlışlarıyla- aynen şöyle: 

“Tüm hastanelerin devir teslim törenleri TKHK (Türkiye Kamu Hastaneleri Kurulu) Merkezine öğleye kadar bildirilmiş olmalıdır. Tüm askeri hastane alan genel sekreterlere bilgi verilmeli ve saat 17.00'da Başkehim ve tüm idari personel devir teslimleri bitirmiş olmalıdır. 17.05'te yeni yönetici, başhekim, müdür, başhemşire ve tüm yardımcılar yerlerine mutlaka oturmuş olmalıdır. 

Bu devir teslimler çiçekli, toplantılı, personelli ve uğurlamalı bir bayram havasında olmalıdır. Tüm devir alan başhekimlerimize formal bir konuşma özeti verilmelidir. Nelere değinecekleri ve nasıl vurgulayacakları yazılı olarak bildirilmelidir. Ayrıca Bakanlıktan Halil Ekinci ile görüşülüp, ulusal basının da her hastanenin kendi devir teslim saati ulusal basına verilmelidir. Ayrıca ulusal basına bir basın bilgi notu verilmelidir. 

Devir teslim sırasında yerel ve ulusal basına haber verilerek bayram ve neşe içinde olduğu gösterilsin. 

Saat 17.00'da tüm tabelalar yenilenmiş ve 17.05'de hastane yeni kimliğine kavuşmuş olsun. Tüm yeni genel idarecilerimize nasıl ağırlanmak ve uğurlanmak istiyorlar ise o şekilde davranmalıdır. 

Tüm idareciler bugün akşam TKHK merkezden talimat gelene kadar masa başında olup, genel kontroller ve sürdürülebilirlik için iletişim halinde olmaları sağlanmalıdır. Bugün akşam ve hafta sonu için hastanelerin sürdürülebilirliğinden ve sonraki haftalarda doktor, hemşire, alet, cihaz, sarf eksiği veya yönetim kusuru olmayacağından emin olunması sağlanmalıdır. 

Tüm sorumlu daire başkanlarımız hastanelerinin yeni yönetimleri ile geniş bir gözden geçirme ve değerlendirmeye saat 17.30'da başlayıp 3 saat içinde bitirip hastanelerinde bir aksama olmadığı veya olmayacağı konusunda TKHK Başkanlığı raporlamalıdır.”

Gel de sorma; 118 yıllık bir kurumun adeta lağvedilmesi neyin “bayramı”dır?

Subaylar Artık Bunu Yapıyor      
Son bir not daha: Subaylar devir öncesine kadar aileleri ve silah arkadaşlarına, “Vurulursam, beni askeri hastaneye yetiştirin”  diye vasiyet ediyordu. 

Artık çoğu özel sigorta yaptırmaya başlamış ve “Vurulursam, özel hastaneye götürün”  diyormuş. 

Toparlarsak; Askeri hastanelerin devri meselesi, göründüğünden daha derin ve ciddi bir konu. Genelkurmay, hala bu karardan dönülmesi, en azından hastanelerin yönetiminin Milli Savunma Bakanlığı'na bağlanması, ihalelerini Sağlık Bakanlığı'nın yapması konusunda Erdoğan'ı ikna etmeye çalışıyor.

Evet, “hınçsa”, o hınç çıkarıldı... “Herşeye muktedir olma”  ise ispatlandı... Ama içeride-dışarıda üç cephede “savaştayken”, vakit daha fazla geçmeden bu karardan dönülmesi hayati derecede önemli. Zira ucunda şehitlik, yani vebal var... Ve unutulmasın, bir gün bu kararı alanların çocukları, yakınları da askeri hastanelere muhtaç kalabilir!..

Müyesser YILDIZ

Etiketler:   Etiket Eklenmemiş.

YorumlarHiç Yorum Yapılmamış.     'İLK YORUMU SEN YAP'

Adınız Soyadınız:

E-Postanız:

Yorumunuz:

7 + 7 = ?

 
haber yazılımı: buki