Başer, 'Hukuk Devleti İlkelerine Aykırı Tanzim Edildi'

Başer, 'Biz AK Parti olarak, hukuk devletinin tastamam uygulanmasını gerçek anlamda devlet kurumlarının ve kişilerin hukuka bağlı kalmasını istedik ve isteyeceğiz. '
Yayınlanma tarihi: 17 Aralık 2015, Perşembe günü, saat: 18:49

Ak Parti Yozgat Milletvekili Av. Yusuf Başer, önergesi Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) tarafından verilen ve haklarında yüce divan soruşturulması istenen 4 eski bakan Mehmet Zafer Çağlayan, Muammer Güler, Egemen Bağış ve Erdoğan Bayraktar hakkında kurulan meclis soruşturma komisyonu için TBMM Genel Kurulda şahsı adına söz alarak önerge aleyhine bir konuşma yaptı.

Milletvekili Başer genel kurulda yaptığı konuşmada şunları kaydetti, "Anayasa'mıza göre hukuk devleti amaç- insan haklarına dayanan, insanların temel hak ve özgürlüklerini koruyan, güçlendiren, eylemleri hukuka uygun olan, hukuk güvenliğini sağlayan, Anayasa'ya ve yasalara aykırı tutumlardan kaçınan, hukuku, devlet organlarını egemen kılan, Anayasa ve yasalarla kendini bağlı sayan, yargı denetimine açık olan devlettir. Soruşturmaya esas olan olaylara baktığımızda soruşturmayı yapan kolluk güçlerinin, soruşturmayı yapan savcının ve soruşturmaya konu işlemlere ilişkin olarak alınan mahkeme kararlarının hukuka açıkça aykırı olduğu, soruşturmaya konu işlemlerin çoğunun bizatihi mutlak butlan olduğu, yok hükmünde olduğu, hukuk devleti ilkelerine aykırı olarak tanzim edildiği açıktır. Bu husus İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 2012 tarih, 120653 sayılı esas, 2014/69582 karar sayılı Takipsizlik Dosyası'yla da sübut bulmuştur.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 17 Aralık operasyonu, demokrasinin gereği ve vazgeçilmezi olan seçimler yoluyla AK PARTİ'yi iktidardan düşüremeyeceğini anlayan, Türkiye'nin güçlenmesinden, kalkınmasından rahatsız olan uluslararası çevrelerin ve onların yerli iş birlikçilerinin ve onların emir erliğini yapanların, hukuku ayaklar altına alanların "Dönemin Başbakanı" ifadesini kullanacak kadar alçalmak suretiyle fezleke hazırlamalarının adıdır. Kendilerine hâkim ve savcılık yeminlerini yok saymak suretiyle, emir ve talimatı yasadan ve Anayasa'dan alması gereken ve hukuka en fazla saygılı olması gereken hâkimlerin, savcıların…ve kolluk güçlerinin Ak Parti kurucu Genel Başkanı, Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ı hedef alan, millet iradesine gem vurmak isteyenlerin yolsuzluk adı altında darbe girişiminde bulunmasının adıdır 17 Aralık operasyonu17 Aralık operasyonu hukuk adına hukuksuzluğu meşru sayma operasyonunun adıdır. Biz Ak Parti olarak hukuk devletinin tastamam uygulanmasını, gerçek anlamda devlet kurumlarının ve kişilerin hukuka bağlı kalmasını istedik, istemeye de devam edeceğiz.Hiç kimsenin, özellikle de adalet dağıtan yargı organlarının, yargı mensuplarının ve kolluk kuvvetlerinin suç işleme özgürlüğünün olmadığını dün de söyledik, bugün de söyledik, yarın da söylemeye devam edeceğiz. 

17 Aralık operasyonu, değerli kardeşlerim, darbe girişiminin adıdır ve inşallah bundan sonra Ak Parti'yle beraber eski Türkiye alışkanlıkları artık tarihin çöp sepetine atılmıştır. Bundan sonra darbe, inşallah, Türkiye Cumhuriyeti devletinde olmayacaktır. O Türkiye eski Türkiye'de kalmıştır.

17 Aralık soruşturması ekonomik çıkar sağlamak amacıyla örgüt kurmak, üye olmak, yardım etmek, rüşvet almak ve vermek, rüşvete aracılık etmek, mal varlığı değerlerini aklamak, fuhşa aracılık etmek suçlarını işledikleri iddiasıyla açılmış olmasına rağmen maalesef soruşturma dosyalarında bu suçlardan yüzde 90'ıyla ilgili hiçbir araştırma yapılmamıştır. Dolayısıyla, değerli kardeşlerim, bu operasyon yargı eliyle, seçilmiş Hükûmete darbe girişiminin adıdır. Ak Partiİ'yi yolsuzluk adı altında iktidardan uzaklaştırma soruşturması olduğu açıktır.

17 Aralık operasyonu hukuku katletme operasyonudur. Ak Parti dün olduğu gibi bugün de hukuku katletme operasyonuna "Dur!" diyecek, darbe girişimlerine "Dur!" diyecek. Hukukun üstünlüğünü dün olduğu gibi bugün de ve yarın da savunacağız inşallah. 

17 Aralık darbe girişimi soruşturmasının başlamasıyla ilgili, değerli kardeşlerim, hiçbir somut olay yoktur. Soruşturmanın ne zaman başladığı belli değildir; 2008 tarihinde yapılan bir ihbarla mı başladığı belli değildir, 2007 tarihinde Kapıkule Gümrük Kapısındaki 252 kilogram eroin operasyonuyla ilgili de başladığı belli değildir değerli arkadaşlar. Eğer Soruşturma Komisyonuyla ilgili olarak raporlarımızı okumuş olsaydınız bununla ilgili buraya, Meclise tekrar 17 Aralık operasyonuyla ilgili yeni bir araştırma önerisi getirmezdiniz. Okumadınız, dosyayı bilmiyorsunuz, sadece ahkâm kesmeye devam ediyorsunuz. (CHP sıralarından gürültüler) Eğer Soruşturma Komisyonu raporlarını okumuş olsaydınız şu an burada cek cek cek konuşmayacaktınız.

Soruşturma doğrudan CMK'nın 135'inci maddesine göre telekomünikasyonun denetlenmesi yoluyla başlamıştır. İlk telekomünikasyonun denetlenmesi kararı verildiği anda dosya içeriğinde, kuvvetli suç şüphesini gösteren dosyada hiçbir belge yoktur.

Başka şekilde delil elde etme imkânı olmasına rağmen diğer yollardan hiçbir araştırma yapılmamış olması telekomünikasyonun denetlenmesi kararını hukuka aykırı hâle getirdiği gibi soruşturmanın hukuki dayanaktan yoksun olduğu ve soruşturmanın, başta da belirtmiş olduğum gibi, Ak Parti'yi, seçilmiş Hükûmeti hükûmetten uzaklaştırma operasyonu olduğu açıktır.

Kolluk tarafından istihbari dinlemeden elde edilen belgeler ve bilgilerle, hukuka aykırı yollardan elde edilen delillerle, isimsiz ihbarlar yoluyla adli soruşturma yapılmıştır. İstihbari dinleme veya izleme ya da hukuka aykırı yollardan elde edilen verilerle, isimsiz ihbarlarla soruşturmaya başlanması, Polis Vazife ve Salâhiyet Kanunu'na göre açıktır. Maalesef, değerli kardeşlerim, bu hüküm, emir ve talimatı Anayasa'dan ve yasalardan alması gereken hâkim ve savcılar tarafından, paralel hâkim ve savcılar tarafından yasal hâle getirilmiştir. Sizler de maalesef, bugün, onların temsilciliğini ve savunuculuğunu yapıyorsunuz. Acı olan taraf da budur değerli kardeşlerim.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; kolluğun soruşturmaya başlamak için cumhuriyet savcısına haber vermesi gerekirken maalesef verilmemiştir. 2012 tarihinde, 18 Temmuzda isimsiz ihbar yapılmasına rağmen, aradan bir buçuk ay geçmesine rağmen, maalesef kolluk hiçbir faaliyet yapmamış ve değerli kardeşlerim, normalde savcılarımızın bu ihbarları UYAP sistemine işlemesi lazım gelirken maalesef UYAP sistemine işlememek suretiyle de cumhuriyet savcısı ayrı bir suç işlemiştir.

Söyleyecek söz var ama vakitler sınırlı. Ancak, özellikle şunu söylemek suretiyle konuşmama son vermek istiyorum. Değerli kardeşlerim, Ak Parti olarak biz dün olduğu gibi bugün de hukuk diyeceğiz, adalet diyeceğiz ve değerli kardeşlerim, hukuk karşısında herkesin eşit olması noktasında gayret göstereceğimizin bilinmesini istiyorum. Önergenin aleyhinde olduğumu belirtiyor, hepinizi saygıyla selamlıyorum." 

Etiketler: yusf başer   yozgat   ak parti   milletvekili  

YorumlarHiç Yorum Yapılmamış.     'İLK YORUMU SEN YAP'

Adınız Soyadınız:

E-Postanız:

Yorumunuz:

5 + 4 = ?

 
haber yazılımı: buki