Ali Ulvi Kurucu

“Ayasofya Şairi” olarak tanınan üstad Ali Ulvi Kurucu’nun vefatı üzerinden 12 yıl geçti. Şahsî hiçbir iddia sahibi olmadan yaşamış serapa aşk, iman, heyecan ve fikir adamı idi. Henüz 17 yaşındayken Konya’dan kalkıp Medine-i Münevvere’ye, oradan Mısır’a gitmiş.
Yayınlanma tarihi: 23 Nisan 2015, Perşembe günü, saat: 19:32

“Ayasofya Şairi” olarak tanınan üstad Ali Ulvi Kurucu’nun vefatı üzerinden 12 yıl geçti. Şahsî hiçbir iddia sahibi olmadan yaşamış serapa aşk, iman, heyecan ve fikir adamı idi. Henüz 17 yaşındayken Konya’dan kalkıp Medine-i Münevvere’ye, oradan Mısır’a gitmiş. Mısırda 6 yıllık tahsil hayatından sonra tekrar Medine’ye yerleşmiş. Türkiye ile irtibatını hiç kesmemiş bir Anadolu evladı idi. 

Hatıraları dört cilt olarak yayınlandı. Mehmet Akif’i en iyi tanıyan ve Safahat’ı en güzel şekilde derleyen M. Ertuğrul Düzdağ beyefendi yayına hazırladı. Orta halli bir kitap okuyucusu bir ayda çok rahat okur. Oldukça akıcı ve nefis bir hatıra kitabı.

Latife Hanım’ı yazan İpek Çalışlar’ın naklettiğine göre mahkemede bilirkişi olarak görev yapan Arapça, Fransızca, İngilizce ve Osmanlıca olan bütün belgeleri inceleyen Ord. Prof. Dr. Reşat Kaynar “Latife Hanım’ın belgeleri incelenmeksizin devrim tarihinin, daha doğrusu cumhuriyet tarihinin yazılması mümkün olmaz.” demişti. Ben de aynı kuvvet ve kat’iyetle ifade ediyorum ki Ali Ulvi Kurucu’nun hatıraları okunmadan bu milletin rejime, devlete, cumhuriyete bakışını anlamak mümkün değildir. Gayet safiyane bir biçimde tek parti dönemini ve ondan sonraki siyasi gelişmeleri sade bir vatandaş gözüyle görmek, anlamak ve değerlendirmek isteyen herkes bu hatıratı okumalıdır. İlave olarak Eşref Edip beyin Kara Kitap’ı da bilinmelidir.

Hatıratında üstadın nezih hayatı, ilmi vechesi, şairliği yanında dünyanın dört bir tarafından gelen ulema, udeba ve meşayihten de hoş kokular alacaksınız. Sanki bir ıtriyat dükkânı. Doğunun ve batının bütün çiçeklerinden derlenmiş demet demet güller. Ravza-ı Mutahhara’nın yakınını mekân tutan üstad oradan da nebevi nektarı taşıyan bir aktar gibi tam bir gülistan, gülzar.

Mısır hatıratında Osmanlı son devir âlimlerinden Şeyhülislam Mustafa Sabri Efendi, Zahid Kevseri gibi isimlerin ve Mehmet Akif ile onun arkadaşı Yozgatlı İhsan Efendi gibi önemli şahsiyetlerin hayatlarından da bölümler bulabilirsiniz. Ekmeleddin İhsanoğlu’nun babası olan İhsan Efendi hakkındaki yazılanları okuyunca Ekmeleddin Bey’in ne babasından, ne de Akif’ten haberdar olmadığını rahatlıkla söyleyebiliriz. Ayrıca İhvan-ı Müslimin’in kurucu lideri Hasan el Benna hakkında da çok önemli ve mufassal bilgiler olduğunu hatırlatmakla iktifa edelim. Artık gerisini siz okuyun.

Hatıraları Kaynak Yayınevi yayınladı. T. Diyanet Vakfı yayınevlerinde de bulabilirsiniz.

Çoktan beri yazmak istediğim önemli bir şahsiyetti üstad. Bu yazının Regaib Kandili’ne denk gelmesinin hoş bir tevafuk olduğunu düşünüyorum. Kandil simidi yerine ve daha makbul bir ikramda bulunduğumu umuyorum.

Merhum Ali Ulvi Kurucu’yu rahmetle anar, kandilinizi tebrik ederim.

Etiketler: zühtü acun   ali ulvi kurucu  

YorumlarHiç Yorum Yapılmamış.     'İLK YORUMU SEN YAP'

Adınız Soyadınız:

E-Postanız:

Yorumunuz:

1 + 4 = ?

 
haber yazılımı: buki